6 Ağustos 2014 Çarşamba

Fakir Girne'ye gitti

Merhaba sevgili fakirler.
Neredeyse 1 senedir yazmıyorum, biliyorum kimsenin sikinde değildi fakat 1 sene benden çok şey götürdü.
Mezun oldum, 1 ay geçti hemen işe başladım. Elime azcık (gerçekten azcık) para geçti diye fakirlikten çıktığım sanılmasın. Her bütçenin fakirliği başka oluyor arkadaşlar.
İş hayatı sucks. (İş hayatı yalar) Zor ve yıpratıcı. Falan filan işte.

Çalışınca tatil daha bir kıymetli oluyor. 1 gün de olsa o günü manyak gibi değerlendirmek istiyorsunuz, ama genelde sabah kalkıp kahvaltıyı ne yapsak faslıyla zaten öğleni buluyorsunuz. Sonra da sittiret yatayım evimde deyip tavan season 18 episode 23 izliyorsunuz.

Bayram tatili öyle olmadı.

Hayatımdaki tek ecnebi memleket deneyimi İpsala sınır kapısını 500 metre öteden görmek olan bendeniz için yurtdışına çıkma fırsatı gibi görüldüğünden 3-4 ay önce Barcelona hayalleri kurmaya başladım. Kurdum kurdum kurdum, boyfriendime söyledim, kurdum kurdum. Neticede OLMADI. Tabi ki olmayacak. Pasaporta para lazım, vizeye para lazım, uçak bileti, otel motel derken 3 günlük tatilin parası benim senelik maaşıma eşitlendi amk. Ben kim Ecnebistan kim.

Facebook'ta dünyayı gezen o iğrenç, nalet gelesice, evlerine ateşler salınasıca, birlikleri bozulasıca, duyguları sinelerinde kalasıca arkadaşlarım yüzünden bilek kesme noktasına gelmişken boyfriendimle "yurtdışı gibi ama değil gibi" olan memleket Kıbrıs'a gitmeye karar verdik ve gittik.

Kıbrıs'ın nasıl olduğunu ayrıca anlatırım. (Çok bişey yok zaten) Ama özet geçersem; aşırı sıcak.
Yani baya sıcak arkadaşlar, o beyinler eriyip burundan akmaya nasıl başlamıyor anlamıyorum. İki tarihi yer gezelim dedik (aktivite: çok eski taşlara bakmak) 10 dakika sonra "Kirim bana bişilir öliyir" diye kendimi en yakın gölgeye atıp tarlası yanmış köylü oturuşuna geçtim oracıkta. Ki aslında aralıksız 5 dakika yürüme sonucunda bu hale gelmeyen insan Terminatör'dür, Robocop'tur, alyendir.

Bunun modayla ne ilgisi var derseniz, yok tabii ki. Çünkü benim de modayla alakam yok zaten. Göstermelik bir fotoğraf bırakıyorum:



Efendim işte o sıcakta gezerken bunları giymiştim. Şortum ne zaman nereden aldığımı hatırlayamayacağım kadar eski. Terlikleri 3 sene önce Migros'tan almıştım. Çanta belli olmuyor fotoğrafta, sittiret. Gözlük Çukurcuma'da bir gözlükçü vardı hala var mı bilmiyorum, orada ucuz şeyler oluyordu. Zannedersem 2 sene önce 10 liraya almıştım. Tişört Beşiktaş'taki Sinanpaşa Pasajı'ndan 10 liraya. Bu tişörtü yeni almıştım. Yüksek belli şeylerimle giyeyim diye. Ama kendisi ilk yıkamasında çekerek toz bezi olma yolundaki kariyerine hızlı bir giriş yaptığından dolayı sadece belirli günler ve haftalar kıyafeti olmaya mahkum şu anda. Kafamdaki o şey de aksesorayz indiriminden. 

Yani arkadaşlar tatil biraz da bu değil mi: Şehirde giyemediğim ne varsa giyeyim!



7 yorum:

  1. nasıl özlemişim yazılarını okumayı. daha çok yaz daha çok gülelim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eheh teşekkür ederim :) yazıcam işallah. artık işsizim!

      Sil
  2. Yaa ne geyiksin sen :) tangerine trees e katiliyorum.. acma lutfen arayi

    YanıtlaSil
  3. Hoş geldin, şükür kavuşturana :)

    Bir daha fakirlere uygun yurt dışı tatili düşünürsen Avrupa'da vize istemeyen Bosna Hersek gibi memleketlere bazen Pegasus'un mu ne 19 euroya uçak biletleri oluyormuş. Bize de hayvan gibi gezen karı-koca arkadaşlarımız söylemişti. Tabi biz bunu öğrenene kadar bunlar bu kadar parayı nerden buluyo amk diye kendi kendimizi yedik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya ben o biletlere hiç denk gelemiyorum ki. o da ayrı meziyet vallahi :)

      Sil
  4. Canım çok güzel gözüküyorsun, tişortuna bayıldım.

    YanıtlaSil