31 Ağustos 2013 Cumartesi

Modası geçmiş

Arkadaşlar modayla hiç alakam olmadığını muhtelif zamanlarda belirtiyorum. Bu yüzden modayı günü gününe takip etmek gibi bir iddiam hiç yok. Zaten bence her sene aynı sikim sokum şeyleri kaktırıyorlar. Yok bu sene 60lar modaymış, yok bu yaz kafamıza marul takıp gezmeliymişiz, yok sonbaharda boynumuza yılan dolamalıymışız bilmemne. Hep aynı şeyler.
İşte ben şimdi size birkaç sene önce Prada'nın yakaladığı farklılığı göstermek istiyorum. Kimi yer 2011 kimi 2012 demiş. Bence hiç önemli değil. Bunlar gerçekten zamansız ayakkabılar...................

Evet bilmemkaç para vererek şu protez bacak gibi duran botlara sahip olabilirsiniz. Bunu alana bir de gerizekalılık sertifikası veriyorlarmış. 

Bunlar da diğer muhteşem modeller. Ya bunları alanların hakikaten rehabilitasyona falan gitmesi lazım. Ben neden bu kadar kerizim diye kendine sorması lazım. Neden bu parayı götüme sokmak yerine buna verdim demesi lazım.


Daha yakından bakın da gözünüz gönlünüz açılsın. Tasarımcı tiner mi kokluyor nedir allahaşkına bu nedir?

Daha önce de Prada'nın birbirinden çirkin elti-görümce ayakkabılarını koymuştum bloga. Sadece Prada'yla taşak geçmek için ayrıca bir blog açılabilir. Malzemesi çok. Keşke vaktim olsa. 
Bir de size sosyal mesajlı bir link vermek istiyorum Prada'yla alakalı: http://www.bianet.org/biamag/diger/118718-prada-cantadaki-adalet
Dünya her değeri parayla ölçmeye çalışan gerizekalılar yüzünden daha kötü bir yer zaten. 



26 Temmuz 2013 Cuma

Almıştım

Ne zamandır alışveriş postu yazmıyorum. Tabi bunda mezuniyet falan derken fakirlememin etkisi var. Öyle çarşı pazar gezdiğim de yok. Dükkan gezmekten zaten mezuniyet şeylerinden dolayı tiksinmiştim. O yüzden bu koyacaklarım biraz eski :(
Bu arada arkadaşlar Benetton ve Sisley'den "yeni koleksiyonumuz" diye mailler alıyorum, diğer popisi yüksek moda bloggerlarıyla birlikte. Tabi dijital iletişimlerini yürüten ajansın biraz, nasıl desem, BOŞLUĞUNA GELMİŞ diyeyim. Biraz baksalar benim reklamla kuklamla işimin olmadığını anlarlardı. Bu blogun hiçbir postu satılık değil, yani birmilyondolar falan veren olmazsa ahahah. O ZAMAN BİR DAKİKA DÜŞÜNMEM ARKADAŞLAR SORİ.
Şimdi aldıklarıma geçeyim.

Bunu Haziran başında H&M'den almıştım. 15 liraydı. Rahat böyle tiril tiril elbise. Az sonra bunu giyip evden çıkacağım <3 H&M'e ucuz falan diyorlar ama bence hiç de değil. Benim götüme benzeyen şeyleri, Miranda Kerr'in götüne benziyormuş fiyatına satıyorlar bence. Nadiren böyle ucuz şeyler bulunabiliyor. Ama bunu da ben taaa çoğu insanın varlığından haberinin olmadığı Marmara Park mağazasından aldım. AMA KİMSEYE SÖYLEMEYİN ŞURDA ZATEN KAÇ KİŞİYİZ. 

Bunu kısacık Bodrum tatilimden. Turgutreis'te bir çaput pazarı var kocaman. Çoğunlukla çakma mallar satıyorlar. Turistler acayip kapışıyorlar. Çakma dediysem ucuz sanmayın. Ama kur farkı işte, ecnebilere ucuz geliyor:/ ELALEMİN FAKİRİ BURDA ZENGİN HIAMINA. Neyse işte ben bu tulumu oradan aldım 10 liraya. Ama İstanbul'da giyemedim henüz. Aynı kumaştan yapılmış şalvar pantolonu Mango'da gördüm, indirimli hali 60 lira mıydı neydi. Yani düşünün. Pantolon diye fazla kumaş gittiğinden mi o para? 10 lira neree 60 lira nere?

Bu da benim kurtarıcılarımdan oldu. 3 hafta önce Beşiktaş'taki pasajdan aldım. Çok rahat VE BENCE ÇOK ŞIK OK?? Yırtık kotla giyiyorum, beyaz pantolonla, şortla (tabi ki), kırmızı pantolonla vs. Köylü deseni diyenin kalbini kırarım. Ama eskiyince kilim niyetine duvara asmayı da düşünmüyor değilim.

Bu kıyafet değil ama memnun kaldım diye bunu da koyayım dedim. Ben mezuniyet için makyaj yaptırayım diyordum. Sordum birkaç yere 120 lira diyen oldu, PEŞİNDE YARDIMCI OLURUZ diyen oldu. Bir de 50 liralık malzeme alırsan yaparız diyen oldu. Tabi ben fiyatları duyunca fenalık geçireyazdım. Ya ben kıyafetimi, ayakkabımı toplamda o fiyata almışım, vallahi delirmişler. Ben de gittim Watsons'a fondoten ve pudra aldım. Watsons'ta Flormar standları kalkmış, yerine bu markayı koymuşlar. Baya ucuzdu. Denedim, aldım. Makyajı anneme yaptırdım gayet de güzel oldu. Bunun fiyatı 7 lira mıydı 8 lira mıydı neydi. Ben gayet memnun kaldım. Ama gitmişim salak gibi tasterını almışım :( BİLİRSİNİZ 3 KURUŞUN BİLE HAKKININ PEŞİNDEYİM!

Şimdilik durumlar böyle. Artık sıfatım "işsiz" olduğu için daha da alışveriş postu giremem sanırım :((((




2 Temmuz 2013 Salı

Mezuniyet Şeyleri

İnsan lisans hayatını 739473 senede falan tamamlarsa içinde ne heves kalıyor ne istek. Mahalle baskısı demeyelim de domuzluk gibi olmasın, sevdiğim insanlarla paylaşacağım anlar olsun diye mezuniyet törenine katılıyorum. Ama kıyafet ayakkabı vs. hiç benlik şeyler değil.
Fikrine güvendiğim, beraber tükkan gezip AY BU NE ALLASEN PAÇOZ PAÇOZ demekten keyif aldığım insan, ev arkadaşım, haftasonu tatilde olduğu için ben de manitamla kıyafet baktım. Ama denediğim hemen hemen her kıyafetin de fotoğrafını yolladım ona da. TATİLDE DE RAHAT VERMEDİM!
Arkadaşlar, böyle özel gün kıyafeti seçmek ne zor şeymiş ben unutmuşum. En son bin sene önce kuzenimin düğününe gitmiştim. Onun için de ilk girdiğim dükkandan anneme bir elbise aldırtıp çıkmıştık. Şimdi böyle iş başa düşünce yeminlen darlandım! O kabinler bana dar geldi.
Bir de kalabalık! Her yer doluyor taşıyor. İndirim başlamış her taraflarda kadınlar delirmiş gibi 10 parça birden denemeye giriyorlar kabinlere. Manitam ama sağolsun baya yardımcı oldu. Ben sıkılıp bunaldıysam o sıkıntıdan kendini jiletleme noktasına gelmiştir herhalde.
Nihayetinde 2 gün sonra AMAAAN SKERLER! deyip aldım bir elbise. Çektiğim kezban fotoğraflarını da paylaşayım. En azından iki tanesini.

Bu beyaz elbise Bershka'daydı. Yani öyleydi sanırım öyle çok dükkan gezdim ki hatırlamıyom lan! Fiyatı 60 liraydı. Ama ondan da emin değilim. Evet ne kadar tırt bir moda bılogırı olduğum bir kez daha ortaya çıktı. AMA BEDENİ S ARKADAŞLAR NET.

Bu da Mango'dan aldığım elbisem. İndirimdeki fiyatı 75 liraydı. İçim gitti ama anne baba yardımı oldu hafiften neyse ki.

Böyle fotoğraf çekmek çok zormuş bu arada. Elimi belime neden koydum ben de bilmiyorum. Herhalde böyle gördüğümden. Yani genelde el belde çekiliyor bu fotoğraflar diye öyle yaptım. Komik oluyormuş, komik görünüyormuş hakikaten. Ama dalgasına açtım ben zaten burayı. Atış serbest gençler. 
Uzun süredir bir şey yazmamamın sebebi de hem okulun son dönemi olması, sınav tez bilmemne hem de Gezi Parkı ile başlayan süreçti. Hem fiziksel olarak orada olmak hem de olanı biteni takip etmek kafamı başka bir yere vermeme engel oldu. Ama güzel oldu. Yaşanan şiddet ve hukuksuzluklar elbette sinir bozucu. Kayıplar da var, maalesef. Hepsinin ailelerine sabır diliyorum. Diğer yandan da kendi küçük dünyamızdan sıyrılıp neler olup bittiğini anlamaya başladığımız, mücadele etmemiz gerektiğini, hesap sormamız, sokağa çıkmamız, bağırmamız, ses çıkarmamız gerektiğini öğrendiğimiz bir dönemdi ki hala devam ediyor.
Bu blog da saçma sapan tasarımlara, saçma sapan fiyatlara direniyor. #direnfakirlik

Mezuniyet kıyafeti falan bakma niyetindeyseniz hiç niyetlenmeyin aksjdksja. Bir şey kalmamış neredeyse. Hatta mezun da olmayın. Bakın ben oldum bi bok değişmiyor.
Geçen akşam kep töreninden bahsediyorduk ev arkadaşımla. Kepler bizde kalıyormuş ama cüppeyi veriyormuşuz okula geri. Ben kepimi fırlatmayacağım arkadaşlar. Fırlatıyorsun bi, kiminkini aldığın belli değil. ELALEMİN KAFASININ YAĞI KİRİ TERİ BULAŞMIŞ KEPİNİ ALAMAM VALLA HİÇ.
Kepli cüppeli mezuniyet capslerimle görüşmek ümidiylen. (Daha bunun ayakkabısı var YA SABIR)


22 Nisan 2013 Pazartesi

Gelen giden

Madem şurada hep beraber eğleniyoruz, kendime saklamayayım bazı şeyleri. Moda blogu ama olsun. Azıcık konsept dışına çıkmaktan zarar gelmez.
Bu bloga hangi keywordler ile geliniyor size göstermek istiyorum. Süper!

"ahahahaha beni pompalıyorlar" ile gelen arkadaşı çok merak ediyorum. Neden böyle bir arama yaptı acaba? Buralardaysan ses ver. "sikme dizisi" ile ne kastedilmiş ben anlayamadım ama önemli bir konuya benziyor. Umarım bu maceralı arayışta başına bir şey gelmez, dualarım seninle <3 "moda kıyafetler almalı mı" diye soran arkadaşa cevabım; 50 liradan pahalıysa alma kardeşim.

Bu daha önceki zamanlara ait, caps almıştım önceden. "paçoz modası giysiler" yazınca beni getiren google'ı kınıyorum. Ne alaka benim gibi asil moda zevklerahahaha. "fileli şeyleri giymekten tiksinme durumu"yla gelen arkadaş, çok netsin. Hayattan ne istediğini gayet iyi bilen birisin belli. Aynen devam! "taytın düşmemesi için" tıp çare bulamadı henüz buna :( 


Gel "zenci yarağiiii" kardeşim, sen de gel. Bizim kapımız herkese açık. Bizde boyu değil işlevi. "türkiye'deki şişman moda blogları" ile denilen tam anlatılamamış ama fikir şahane. Büyük bedenlere özel moda blogu hiç görmedim. Varsa bilen yazsın. Yoksa da yapsın. AMA BEN ŞİŞMAN DEĞİLİM YANİ OK???!


Ya böyle işte arkadaşlar. Etkileşim işte böyle şahaneli süperli bir olay. 



İnsana zorla ANANDIR dedirtiyorlar

Çok uzun zaman oldu bir şey yaz(a)mıyorum sevgili bloguma. Özledim açıkçası. Çünkü çok eğleniyorum ben. Hem yazarken hem gelen yorumlar müthiş oluyor hakikaten.
Okuldaki son dönemim. Haliyle sıkışığım. Ödevler, sunumlar, sınavlar, tez derken doğru düzgün bir şey yapamaz oldum. Boş bulduğum zamanlarda ya makale okuyorum ya da aptal aptal şeyler yapıyorum biraz kafam rahatlasın diye. Kısacası GÖTÜMDE AYI BAĞIRIYOR ARKADAŞLAR ANLIYONUZ MU :(
Neyse dedim hadi bir vöge bakayım, kesin saçma sapan bir şeyler vardır. Canım beni hiç yanıltmaz. İki tıkta şuna vardım :

Gördükleriniz sizi yanıltmasın. Bu bir ayakkabı değil, inşaat malzemesi. Merak edenler için söyleyeyim, marka Prada. 

Açılışı işte bu dünya çirkini şeyle yaptım. Kurdele koymuşlar bir de ya at sikine kelebek kondurmuş gibi. Böyle feşın olmaz olsun. 

Sonra en iyiler diye bir kısım var, oraya tıkladım. Baktım mezuniyet şeysi yapmışlar. E ben de mezun olmaya yakınım, konuyla alakalı sayılırım, dedim ki ahahaha hakikaten buraya bakıp mezuniyet kıyafeti alan var mıdır ya.

Böyle konbiller hazırlamış vög editörleri. Kıyafetlerin üzerine geldiğinizde fiyatları ya da görülen yazı çıkıyor. Arkadaşlar o fiyatı istek üzerine söylenecek şey bildiğin PARLATICI. Ya parlatıcı Tom Ford olsa ne olur olmasa ne olur. Gelip Tom Ford mu sürüyor dudağımıza, nedir yani? Lip Lacquer'mış bir de...Teallam. 

Çocuklarının bile gülerken görmediğini düşündüğüm, her konuda başarısız ama aşırı zengin olduğu için modacı kesilmiş insan Victoria Beckham'ın kendi gibi meymenetsiz çantasının (çanta değil de clutch falan diyorlar sanırım) fiyatını görüyorsunuz. Elbise de 3900 euro. Ya yamuk yumuk bişey zaten, evde kumaş sarsan etrafına aynı formu yakalarsın. Atlas Pasajı'nda görsen "ıyyy" Nina Ricci olunca "wooow" Hayır yani bir de bu elbiseyi giysen nasıl tuvalete gideceksin? Kimse düşünmüyor bence ama bu gayet problem bir mevzu. O elbiseyle klozete değmeden işini halletmeye çalıştığını düşün. Hah işte o paranla rezil olmak.

Hakan Yıldırım'ın markası Hakaan, diğer parçalarla tam bir uyum yakalamış. İsim konusunda yani. İkea mobilya isimleri gibi markalar. Hayatımda duymadım. Hakan Yıldırım da şöyle bir insan. Kilolu kadınlar Hakan Yıldırım giyemezmiş...Canım ya. Eminim kahrolmuştur hepsi, yazık. Gördüğünüz elbisenin daha güzellerini de semtinizdeki Rıza Butik'ten falan alabilirsiniz. Hatta o fiyata Rıza Butik'i alabilirsiniz. Üstelik Rıza sizin kilonuza da bakmaz, "önemli olan belinin oturması" der, "boyu hallederiz"der. Canım Rıza sçs. Ha eğer yanınıza kimseyi yaklaştırmak istemiyorsanız Hakaan elbise tam size göre. O kabarık şeyden ötürü 2 metre çapında bir kişisel alan yaratabilirsiniz.

Hakan Yıldırım hakkında verdiğim linkte röportajı var. Kendisinin ne kadar da ünlü olduğundan bahsediyor. Hakkındaki düşüncem, saçlarının vites topuzuna benzediği. Bu kadar. Bir de röportajda Anna Wintour'dan bahsetmiş Anna diye (Sezen Aksu'ya Sezen diyen orta yaş kadınlar gibi) Sürekli boka bakar gibi bakan Anna'yı da yazmaya karar verdim bir ara.
Bir ara. Çok ara olmadan umarım. 
Bir ara.





10 Mart 2013 Pazar

Ne giymemeliyiz?

Uzun süredir toparlasam da bir yazı yazsam diyordum. Okul başlayınca, bir de son dönem olunca kafa hep bir yerlerde. Bu durumdayken imdadıma ev arkadaşım yetişti. Vogue Türkiye'nin web sitesine bakıyordu, bana da gösterdi. Baktım inanılmaz bir malzeme kaynağı. Ne kadar tiksindiğim şey varsa hepsi Vogue'da <3
Vogue benim ve benim gibi fakirlerin hayatına "vööğh" olarak girdi. Ondan öncesinde benim için Vogue Madonna'nın güzel bir şarkısıydı ki aslında hala öyle. 86382736 sayfa dergi yapıyorlar, 86382730  sayfası reklam. Reklam bakmak için 9 lira mı vereceğim bir de?
Vogue gerçekten derya deniz bir kaynak. (Ne kaynağı olduğunu anladınız siz) Ben kendi "bu ne lan?"larımdan bir derleme yaptım.

Vogue'un biz sevgili modaseverlere günün stili olarak önderdiği tarzlardan biri. Günün stili köşesi gerçekten çok acayip. Editörler nerede ve hangi zamanda yaşıyorlar gerçekten merak konusu. Ay ama hakkını yemeyeyim kıyafet çok rahat görünüyor. Bu kıyafetle rahatça emmi çömelmesi pozisyonunda durabilirsiniz. Yalnız çok durmayın, Ziraat Bankası'ndan gelip tarım kredisi vermeye kalkabilirler.

Bu da yine günün stilinden. Daha önce Paris Moda Haftası fotoğraflarında görmüştüm. Hatta bununla ilgili yazmıştım. Özellikle "bu ne lan" dediklerimden bir tanesi. Moda haftasının Paris'te değil de Yozgat'ta yapıldığını düşündürten bir tasarım. Bunu kalkmışlar günün stili diye koymuşlar. Bence evde bile denemeyin.

Ve tabi ki bugün ne giydim köşesi... Bu ayki köşeci Eda Taşpınar ve varlığından iyice emin olmamızı istediği bacakları. Bronzluk alanında ülkemizi başarıyla temsil eden Eda Taşpınar, aynı zamanda her türlü hava koşulunda en az giyinme konusunda da oldukça iddialı. Ya arkadaşlar insan mart ayında nasıl böyle bir şey giyer aklım almıyor. Ben giysem akşamına cırcır olurum. Zenginler üşümüyor mu lan? Bir şey mi yiyorlar içiyorlar üşümemek için? Havyar ve şampanya mı bu ısının kaynağı? Yoksa bu sıçtığımın zengin muhitlerinde yerden ısıtma falan mı var?  Bir açıklama istiyorum.


Şimdilik seçtiklerim bu kadar. Böyle giyinmeyelim lütfen. Teşekkürler. 

26 Şubat 2013 Salı

Aldım

Dün hava çok süperliydi. Yani en azından bir kısmında güzeldi. Evden metroya yürüyene kadar götümden ter aktı ama dönüşte aynı göt bu sefer buz kesti. Bir önceki gece bok varmış gibi Oscar izleyip sabahladığımdan öğlene doğru uyandım. Baktım güneş falan var, attım kendimi dışarı. Biraz dolandım, Karaköy'e gidip boğazların jeopolitik önemini falan izledim. Sonra çıkmışken Terkos'a gideyim azıcık bakınayım, 5 liraya tişört alayım dedim. Gittim Terkos çıkmazına.

Şu eteği 5 liraya aldım. Bir şey alınca hemen giyme hevesim olduğundan çok beğenmeme rağmen aldığıma gönlümce sevinemedim :( Normalde böyle çok beğendiğim bir şeyi böyle bir fiyata alınca eve halay çekerek dönerim :( Kışın yazlık kıyafet almak tam fakirlik göstergesi değil mi?

Etek benim hayatıma çok geç girmiş ama tam ortasına yerleşmiş bir giysi. Çoğu kanının aksine bence gayet rahat bir şey. Ooh püfür püfür yazın. Mümkün olduğunca az giyinmek prensiplerinden biri. Ama maalesef bu nüdist tavrım kış için geçerli olamıyor. Ne bulursam üzerime sardığım için Robocop gibi geziyorum ortalıkta.

Baktım giyemiyorum zigon sehpamın üzerine koymak için çeyizime kaldırırım diyorum eteği. Öyle bir havası var evet. Ama çok yumuşak ve çok rahat. Beyaz olduğu için tabi ki HER ŞEYLE KOMBİRLENECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. Modadan anlamadığımı söylemiştim değil mi?

Bunu daha önceden almıştım ama koymaya fırsat bulamadım. 7,5 liraya aldım. Çok rahat bu da.
Fotoğrafta rengi tam belli olmuyor böyle varoş yeşili gibi bir renkte görünüyor ama vallahi değil. Böyle acı bir yeşil (hiç renk bilmemek)

Geniş geniş rahat rahat. Normal kazak işte. 

Böyle işte. Fakirlikten fazla alışveriş postu yazamıyorum kusura bakmayın :(